baba siz burada ne yaptınız, biz Taksim’de direndik

Kuban Kural 16 Mayıs 2015
Bir 21 Mayıs hikayesi

Yıl 2012

 

21 Mayıs anma ve protesto etkinlikleri aynı gün Beşiktaş ve İstanbul’da gerçekleştirilecektir. Çerkes Soykırımı eylemi saat 13.00’da Taksim Rus Konsolosluğu önünde, Sürgünü anma etkinliği saat 15.00’da Beşiktaş’ta…

 

İstanbul’a 5-6 saat uzaklıkta bir ilçede İstanbul’a gitmek için hazırlıklar yapılmış, otobüse binilmiştir. Aileler çocuklarıyla birlikte çıkacakları için hazırlıklıdırlar yolculuğa…

 

Otobüs sabah 06.00 civarı hareket eder ve hararetli bir tartışma başlar. “Taksim’deki eyleme katılınacak mı yoksa sadece Beşiktaş’taki anmaya mı katılınacak”

 

Henüz 12 yaşında olan Janset’in ailesi içinde de yol boyunca tartışılıyor konu. Janset’in annesi hem Taksime hem Beşiktaş’a gitme taraftarıdır. Ancak babası “kendisini Ankara merkezden dostlarının aradığını, Taksim’deki eylemi organize edenlerin anarşist ruhlu ve söz dinlemez gençler olduğunu” söyler.

 

Hatta merkezdeki arkadaşları “etrafınızdakileri de Taksim’e katılmamaları konusunda uyarın” diye ricacı olmuşlardır Janset’in babasından. Babası ise daha kendi eşini ikna edememektedir.

 

Son çare olarak “Taksim’de eylem yapanlar Rus düşmanı. Eyleme katılırsan Kafkasya’ya bir daha gidemezsin der” karısına.

 

Janset’in annesi bunu duyunca çıldırır resmen “yalan söylüyorsun, ben internette gördüm, hatta Janset yardımcı oldu da bulduk. Onlar Rus değil Rusya düşmanıymış. Hatta ben gördüm Rus bir gazetecinin ardından bildiri bile yayınlamışlar. Onlar sadece Rusya ve -neydi adı- o mendebur suratlı devlet başkanlarının düşmanıymışlar. Ayrıca Soçi’de olimpiyat istemiyorlarmış. Ne yani sen Çerkes mezarları üzerinde olimpiyat yapılsın mı istiyorsun? Oldu, istersen git köydeki dedenin mezarının üzerinde de tleperuj oyna. Rusya düşmanılar diyor birde. Ya ne olacaklardı, yoksa senin arkadaşların Rusya’nın dostu mu? Ben de Rusya’nın düşmanıyım arkadaş. Sen git dostlarınla ne yapacaksan yap. Ben kızımı da alır Taksim’e giderim sonrada iner Beşiktaş’ta ne yaptığınıza bakarım. Kim neyin dostu kim neyin düşmanıymış ben karar veririm, sen saf mı sanıyorsun beni”

 

Bu kadar sert bir çıkış karşısında sinirlenir ve susar Janset’in babası, hem otobüstedirler ve bir sürü Çerkes vardır içeride. İşin sonunda rezil olmak da vardır.

 

Saat 11.30 civarıdır ve İstanbul’a yaklaşılmıştır…

 

Janset’in annesi otobüsün önünde, thamadelerin olduğu alanda bir hareketlilik olduğunu görür, tam o sırada bir dinlenme tesisine girilir. Bir Thamade kalkar ve erken geldiklerini, Beşiktaş’taki etkinliğin 15.00’da başlayacağını, onun için 1 saat mola vereceklerini söyler. Janset’in annesi eşinin gülen yüzüyle karşılaşınca daha da sinirlenir.

 

“Biz Taksim’deki eyleme de gideceğiz, bizi İstanbul’un içine sokun sonra nerede oyalanacaksanız oyalanın diye çıkışır”, sinirlerine hakim olmaya çalışarak. Thamadeler şaşırır bu tepkiye ancak otobüsteki homurtular bütün kadın ve gençlerden yükselmeye başlayınca yapacak bir şeyleri kalmaz. Otobüs İstanbul’un içlerine doğru yeniden hareket eder.

 

Thamadeler otobüsü direk Beşiktaş’a yönlendirirler. Janset’in annesi otobüsteki bir kaç gencin de yardımıyla bütün kadın ve gençleri toplar, yoldan çevirdikleri taksilere atlar ve Taksim’e doğru yola çıkarlar. Taksiye binerken kocasına acıyan bir ifadeyle bakan Janset’in annesi sadece “utanın” der.

 

Taksim…

 

Taksim’e 15 kadın ve 5 genç olarak varırlar ama bir çoğu önceden İstanbul’daki akrabalarını aramış, taksime çağırmıştır. Yaklaşık 50 kişilik bir grup olmuşlardır ama ellerinde ne bayrak vardır nede döviz..

 

Bir genç kız ile bir delikanlı yaklaşır yanlarına, hepsine bayrak ve döviz dağıtır.

 

Yürüyüş başlamıştır sloganlar atılmaya başlar. Kısa bir süre sonra hayatlarında hiç slogan atmamış teyzelerde sloganlara eşlik etmeye başlar.

 

 

“Kaatil Ruuusya Kafkasyaa’dan Deefol”

 

Yürüyüş esnasında Janset’e yaklaşan başörtülü bir genç kız “istersen sana da kırmızı pazıbant vereyim, eylemi birlikte koordine edelim” teklifinde bulunur. Şaşıran Janset annesine bakar, kendisine gülümseyen annesinden cesaret alarak eylem organizatörlerinin taktığı pazıbantı koluna geçirir ve sloganlara daha bir aşkla katılır.

 

“Alanlarda biiirleş, Soykırımla Yüüüzleş”

 

O arada yanına yaklaşan başka bir bazıbantlı delikanlı Janset’e şarhonunu hediye eder. Şarhonu hediye edenin adı Murat’tır. Annesinden izin alarak Janset’le ilgileneceğini söyler. Küpesi de olan, uzun saçlı Murat’a kızını teslim eden annesi, nedenini bilmese de çok huzurludur.

 

Janset, Murat abisiyle birlikte eylem boyunca bir oraya bir buraya koşturur durur kalabalığın içinde. O arada da tabi kırmızı pazıbantlı bir çok abi ve abla ile tanışır. Basın açıklaması okunurken Janset en öndedir, bir yanında ona kırmızı pazıbantını takan başörtülü ablası diğer yanında küpeli ve uzun saçlı Murat abisi.

 

Eylem biter, Janset’lerin kafilesi bir araya gelir. Annesine teslim edilen Janset sürekli slogan atıyor ve neredeyse boyunu geçen şarhonunu düzeltiyordur.

 

Janset’in annesi gençlere teşekkür ederek kendilerinin Beşiktaş’a yürüyerek gitmek istediklerini ama yolu bilmediklerini söyler. Murat, eylem sonu görevlerini arkadaşlarına bırakarak Janset, annesi ve kafiledeki diğer kadın ve gençlerle Beşiktaş’ın yolunu tutar. Janset’in annesi ile yol boyu sohbet ederler. Janset’in annesinin bütün ısrarlarına rağmen Murat Beşiktaş etkinliği hakkında kötü bir şey söylemez ve sadece Taksim eylemini ve yapmak istediklerini anlatır. “İkisine de katılacaksınız kararı siz verin” der sadece. Ayrıca kurduğu bir cümle Janset’in annesini çok etkiler.

 

“ağlamayacağız, direneceğiz, muhatabından hesabını soracağız”.

 

Beşiktaş’a vardıklarında etkinlik başlamıştır. Babasını arkadaşlarıyla çekirdek yerken gören Janset yanına koşar “baba siz burada ne yaptınız, biz Taksim’de direndik” der ve bir slogan patlatır.

 

“21 Maayıs Direnişin günüdür”

 

Annesi ve diğer kadınlar buna çok gülerken babası ve arkadaşları ise Janset’in sözlerine çok bozulurlar.

 

Sahnede Hafıtse Muhammed sufle vermektedir diaspora mahfillerine…

 

Janset ise arkadaşlarıyla birlikte Taksim ruhunu Beşiktaş’a taşımıştır. Ellerinde bayraklar…

 

“alanlarda birleş, soykırımla yüzleş”…

 

Hafıtse Muhammed suflesini bitirirken Janset ve arkadaşları “Kaaatil Ruuusya Kafkasya’dan deeefol” demektedir, muhataplarının kim olduğunu bilircesine…

 

Yorumlar (1)
  1. Taycan Duman on said:

    Sayın Kuban, Bir çırpıda okunan, okuyucuyu içine alan metinler bunlar, orda otobüste Thamadelere kızdığın, babana diklendiğin, taksimde kendin olduğun, beşiktaşta dalganı geçtiğin satırlarında aslında kendini bulduğun bir hikaye, tebrikler…

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*