solcu, aydın ve muhalif kimliğiyle bilinen pek çok insanın fırsattan istifade saf dışı edilmesi amacıyla atıldı

Erdoğan Boz 08 Şubat 2017
Hükümsüz Kararname…

Yine bir gece yarısı çıkartılan bir KHK. Yine Türkiye’nin pek çok kurumundan binlerce insan hiçbir gerekçe gösterilmeksizin kamu görevinden atıldı. İnsanlar adeta açlığa mahkûm edilmek istenircesine, bütün hakları gasp edilerek, hiçbir hukuk gözetilmeden, ‘suçlarının’ ne olduğunu dahi bilmeden atıldı. Cumhurbaşkanının ifadesiyle kendilerine Allah’ın bir lütfu olarak gördükleri darbe girişiminden sonra, ülkede AKP muhalifi olan solcu, aydın ve muhalif kimliğiyle bilinen pek çok insanın fırsattan istifade saf dışı edilmesi amacıyla atıldı.

 

Bir tarafta yıllarını bilime vermiş, bilimin ve bilginin dönüştürücü gücüne inanan, binlerce öğrenci yetiştirmiş bilim emekçileri, diğer tarafta ise “cahil insanların ferasetine güvenen”[1] siyasal iktidar ve bu iktidarın yanaşması rektörler. Bir tarafta öğretim üyelerinin neredeyse tamamı ihraç edildiği için bitme noktasına gelen bölümler[2], kapatılan/dağıtılan doktora programları, diğer tarafta AKP’nin siyaset akademisinde ders vermekte hiçbir beis görmeyen yanaşma rektörler[3].

 

İşte bu son KHK ile yapılan ‘akademik katliamın kurbanlarından’ birisi de benim. Sebep ise tereddütte mahal bırakmayacak şekilde solcu, muhalif kimliğim. En büyük etken, olasılıkla imzacısı olduğum “Bu suça ortak olmayacağız” adlı Barış için Akademisyenler bildirisi. Soma madenci katliamının ardından üniversitemde (Ankara Üniversitesi) üyesi olduğum Eğitim-Sen tarafından düzenlenen iş bırakma eyleminden sonra da hakkımda soruşturma açılmış, bizzat yeni düzenin adamı rektör Erkan İbiş tarafından hedef haline getirilmiştim.

 

Yeni Türkiye’nin nasıl bir yer olduğunu artık daha iyi biliyoruz. Ama bizim dünyamızda yılgınlık yok. Bizler mağdur değiliz. Vicdanlarıyla yaşayan, tercihlerini bilinçli yapan, sonuçlarını da öngören insanlarız. Bu zulme baş eğmeyeceğiz ve birgün geri döneceğiz.

 

Ne güzel demiş şair:

 

 Asrım sefil,
                 asrım yüz kızartıcı,
     asrım cesur,
                         büyük
                                   ve kahraman.
     Dünyaya erken gelmişim diye kahretmedim hiçbir zaman.
     Ben yirminci asırlıyım
     ve bununla övünüyorum.
     Bana yeter
     yirminci asırda olduğum safta olmak
                                      bizim tarafta olmak
     ve dövüşmek yeni bir âlem için…

(Nazım HİKMET)

 

[1] https://www.youtube.com/watch?v=rpo9uv-QNbQ

[2] http://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/ankara-universitesinde-akademisyen-birakmadilar-1666381/

[3] http://sendika14.org/2016/12/tescilli-akpli-rektor-ibis-rekora-dogru-bir-haftada-dort-soru-onergesi/

Yorumlar (2)
  1. Ahmet Başkır on said:

    Sn. Boz geçmiş olsun. Umarım haklı mücadelenizi kazanır bir gün akademisyenliğe tekrar dönersiniz. Mevcut iktidarı öve öve bitiremeye ”Eski solcu” yazarınız Sn. Hapae’nin ne düşündüğünü gerçekten merak ediyorum. Bir yazı yazsa’da ne bizi aydınlatsa

  2. Nihal Kaheka-ipha on said:

    Ahmet Bey “eski solcu” yazar Hapae ne düşünecek. TÜrkiye’yi olduğu gibi akademiye de demokrasiyi tabii ki muhafazakarların getireceğini düşünecek. Kim bilir belki de tasfiye edilenlerin beyazlığından da dem vurabilir, solculuğundan da. Orası bellolmaz.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*