Ne Türkiye halkı Çerkes halkını tanıyor, ne Çerkes halkı diğer halkları.

Can Nart 22 Eylül 2014
Dar-ül İslam’da Etnisite Mühendisliği; İttihad ve Terakki Cemiyeti

 

Osmanlı İmparatorluğu Kırım ve Çerkesya sürgünleri için Dar-ül İslam’dı. Osmanlı İmparatorluğu, gerileme ve çekilme dönemi iskan politikaları doğrultusunda, mültecileri savaş alanlarına ve müslüman nüfusa ihtiyaç duyulan yerlere yerleştiriyordu.

 

Osmanlı devleti, muhacirleri iskan politikası çerçevesinde yerleştirirken, kendi toplumsal yapısına uyumun sağlanması için, Çerkes halkının toplumsal yapısını bozmaya özen gösteriyordu. Çerkeslerin sınıfsal yapısına dikkat edilerek, yerleşim sürecinde sınıfsal-toplumsal ayrışmayı sağlayacak şekilde dağıtılarak yerleştiriliyorlardı.

 

Osmanlı devletinin sınırlarının anadoluya doğru çekildiği dönemlerde ise İttihat ve Terakki devlet yönetiminde etkin olmaya başladı. İttihat ve Terakki’nin Müslümanları iskan politikası, Osmanlının birikimleri üzerine Türk Milliyetçiliğinin politikalarını da eklemledi. İttihat ve Terakki nufusun müslümanlaştırılmasının yanısıra Türkleştirilmesine de önem verdi.

 

“Eldeki toprak parçasının korunması için öncelikle nufusun Müslümanlaştırılması ve Türkleştirilmesi gerekiyordu. Böyle bir homojen bileşim yaratmak için 1. Dünya savaşı büyük bir fırsat verecekti. İttihat ve Terakki, savaş ortamının “mecbur” ettiği nufus hareketlerini bu amaç doğrultusunda çok iyi kullanacaktı. Devreye sokulan iskan politikasının temeli, “karıştırma” olacaktı. Ancak “birleşme ve eritme politikası”nın iflas edeceği yerde “temizleme” yöntemine başvurulacaktı.” … “İttihat ve Terakki Türk iskan mıntıkası olarak, Edirne’den Halep’e kadar olan bölgeyi belirlemişti.” … “İttihat ve Terakki imparatorluk döneminden kalan farklı etnik ve dinsel toplulukları, ulus-devlet heyülası içinde özel sevk ve iskana tabi tutacaktı. Gayrımüslim topluluklardan arındırılacak topraklarda, farklı kimliklere sahip Müslümanlar birbiri ile karıştırılacaktı.” (*)

 

Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş döneminde bu politikalar başarı ile uygulandı. Çerkes halkının Toplusal-sınıfsal yapısının yanısıra, İttihat ve Terakki’nin etnisite mühendisliği politikaları ile, ulusal yapısı da parçalandı.

 

Cemiyetin kendini fesettiği 1918 yılı ile Cumhuriyetin ilan edildiği 1923 yılları arası İttihat ve Terakki’nin Türkçü politikalarının bastırıldığı, “Anasır-ı İslamiye” kavramının öne çıkarıldığı dönemdi. Meclis-i Aliyi oluşturan zevat “yalnız Türk , yalnız Çerkes , yalnız Kürd , yalnız Lâz değil” di. Hepsinden mürekkep “Anasır-ı İslamiye” idi. 1923’den sonra, ikinci meclis ile birlikte Anasır-ı İslamiye de unutuldu. Ulus devlet politikası resmi devlet politikası oldu. Artık yeni Türkiye’de iskan politikaları asimilasyon politikaları ile desteklendi.

 

İmparatorluk kaybedilirken, kaybeden imparatorluk ile birlikte olan Çerkes halkının tarihini kısaca özetlemeye çalıştım. Osmanlı ve Türkiye tarihinin bu kesitlerini Türkiye’de okutulan Tarih kitaplarında görebiliyor muyuz? Ne Türkiye halkı Çerkes halkını tanıyor, ne Çerkes halkı diğer halkları.

 

2010 yılında Başbakan Tayyip Erdoğan “Asimilasyon insanlık suçudur” demiş idi. Yıllarca işlenen bu suçun unsurları 2015’de, hala düzeltilmiş değil. Bu suç için kurulmuş kurumlar hala kaldırılmış değil. Bu suç için hazırlanmış yayınlar hala düzeltilmiş değil. (2)

 

Bir sonraki yazımda bu tarihsel sürecin Çerkes halkına ve aydınlarına etkisini değerlendirmeye çalışacağım.

 

(1) Fuat Dündar, İttihat ve Terakki’nin Müslümanları İskan Politikası (1913-1918) İletişim Yayınları, 1. Baskı 2001, 5. Baskı 2011 İstanbul, (s 246-247) [Konu ile ilgisi nedeniyle, Fuat Dündarın bir diğer kitabına da dikkat çekmek isterim; “Modern Türkiye’nin Şifresi İttihat Ve Terakki’nin Etnisite Mühendisliği (1913-1918) “

(2) Türkiye’de iktidarın ve resmi ideolojinin tarihe yaklaşımını değerlendiren, Taner Akçam’ın 15 Eylül ve 18 Eylül tarihleri arasında Taraf gazetesinde yayınlanan yazıları geçmiş ile yüzleşmenin bir başka bahara kaldığını anlatıyor;

http://www.taraf.com.tr/yazilar/taner-akcam/tarihle-yuzlesme-bir-baska-bahara/30115/

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*